"Beyinsiz" Adam / The "Brainless" Man


Kimi zamanlar arkadaşlarımızla laflarken karşımızdakine bulaşmak için “beyinsiz” lafını pek çoğumuz kullanmıştır ama Fransa’da gerçekleşen ilginç vakada bu durum hakaretten ziyade hakikatin ta kendisi! Yakın zamanlarda Moskova’da da buna benzer bir vaka olduğu ortaya atılmasına karşın, Rus adamın beyninin var olduğu, yalnızca sol hemisferde 9 cm çapında (aslında nörolojik patolojiler için oldukça büyük bir ölçü) bir hava boşluğu olduğu görüldü. Mevzu bahis 44 yaşındaki Fransız adamın ise beyninin %90’ına yakını kaybolmuş ve yerini sıvı almış durumda!


Hidrosefali, özellikle çocukluk çağlarında görülen ve uygun tedavi edilmediği durumlarda ise felç ve ölüme kadar ilerleyebilen oldukça tehlikeli ve nispeten yaygın bir hastalık olup genel olarak kafa içinde aşırı BOS (beyin omurilik sıvısı) birikimiyle basıncın artmasına yol açmaktadır. Fransız hastamızda da çocukluk çağında hidrosefali ortaya çıkmış ve beynine stent takılmış, 14 yaşına geldiğinde de bu stent çıkarılmış. 30 yıl sonra yalnızca sol bacağındaki güçsüzlük şikâyetiyle başvuran hatanın MR’ı çekildiğinde kafatası boşluğunun %90’ının sıvı ile dolu olduğu, beyin dokusunun -özellikle korteks bölgesinin- var olup büyük bir basınçla kenarlara itildiği görüldü. Hasta, evli ve iki çocuk babasıydı ve bir kamu çalışanıydı; yıllarca normal bir hayat sürmüştü. Yapılan testler sonucu IQ’sunun 75 gibi o kadar da düşük olmayan bir değerde olduğu görüldü. Bilim dünyasını şaşkına çeviren bu duruma dair en çok kabul gören teori, hastanın stenti çıkarıldıktan sonra da hidrosefalinin devam ederek 30 yıl boyunca beynini yavaş yavaş kenarlara doğru sıkıştırdığını öne sürmektedir. BOS beynin tam ortası denilebilecek tersiyer ventrikülde üretilerek beynin diğer boşluklarına çeşitli yollar aracılığıyla iletilmektedir, kafanın ortasının sıvıyla dolu olup beyin dokusunun kenarlara doğru itilmesi de buna dayanmaktadır.


Bunca zaman sorunsuz bir hayat sürdürmesine ilişkin oluşan en büyük soru işareti hastanın bilinciydi. Zira beynin korteks bölümleri duyu ve motor kapasitelerden sorumluyken bilinçsel süreçler aslen bazal gangliyonların sorumluluğunda olup bu hastada -teknik olarak- yok olmuş durumdaydı. Yani buna göre hastanın herhangi bir bilişsel faaliyet gösterememesi gerekiyordu. Konu üzerine uzun araştırmalar yapan Bruxelles Üniversitesinden algı psikologu Axel Cleermans bu durumu şu şekilde açıklıyor. “Bilinçlilik, deneyimler üzerinden, yani öğrenmeyle, kendisiyle, dünyayla ve diğer insanlarla etkileşimi üzerinden elde edilen, beynin kendisi hakkındaki kavramsal olmayan kuramıdır.” Yani aslında beynin bölgeleri kesin bir şekilde belli olmayıp, beyin öğrenme ve bilinç süreciyle birlikte aslında kendini de öğreniyor ve nöronlar bu hastadaki gibi gerekli durumlarda asıl görevlerinden daha farklı görevler alabiliyor. Beyin, Senin Hikâyen kitabında bu hipotezi farklı yaklaşımlarla ele alan David Eagleman, hipotezi beyni bir alet çantasına benzeterek açıklıyor. “Eğer bu iyi hazırlanmış bir çantaysa, bir işi halletmek için gereken tüm malzemeleri içerecektir. Bir cıvatayı yerinden çıkaracaksanız, kutudan bir lokma anahtarı alırsınız; bulamazsanız da bir İngiliz anahtarı; o da yoksa, belki bir pense işinizi görür. Bilişsel olarak zinde bir beyin için de aynı şey geçerlidir: Hastalık nedeniyle birçok sinirsel yol hasara uğrasa bile, beyin başka çözümlere başvurabilir.” Nasıl bir cıvatayı penseyle de çıkarabiliyorken lokma anahtarı birinci tercihimizse ve bu işi daha iyi yapıyorsa, bu vakada da kortikal nöronlar bilişsel işlevleri üstlenerek hastanın normal bir hayat sürebilmesini sağlamıştı. Her ne kadar bazal gangliyonlar kadar verimli olmadığı için hastanın IQ’sunu ancak 75 seviyelerinde tutabilmiş olsalar da bu durum -hastanın kafatasının %90’ının BOS ile dolu olduğunu göz önünde bulunduracak olursak- oldukça başarılı bir idare etme mekanizmasıydı.


Günlük yaşantımızda bizler de sayısız farklı ve değişik bilinç düzeylerinde insanlarla karşılaşıyoruz, etkileşimde bulunuyoruz. Kimimiz bazı zamanlar karşısındakinin bilinç düşüklüğüne atıfta bulunmak için “beyinsiz” sözcüğünü kullanıyoruz ama kim bilebilir, belki de kimi zaman karşımızdakine direkt tanı koyuyoruzdur!


ÇEVİRİ/TRANSLATION


Most of us have probablydirected the word “brainless”at our friends when we wanted to mess with them, but in a mind-blowing case in France this saying turned out to be more than an insult, it became reality!Recently there was a similar case in Moscow, however this Russian patient still had a brain, it was merely that his brains left hemispherecontainedan air pocketwith a 9cm diameter. (This, in reference to neurological pathologies is a sizableamount.)Nonetheless the44-year-old French man in question had lost almost 90% of his brain, fluid took its place!


Hydrocephalusis a relatively common and dangerous condition that is especially seen in children, it is generally due toan accumulation of CSF (cerebrospinal fluid) in the brain,thus resulting in increased intercranial pressure. Furthermore, if not treated properly it may lead to stroke and death.This French patient suffered from hydrocephalus as a child and a stant was placed in his brain, when he was 14 this stant was removed.30 years later this patient came to the hospital only with complaints of weakness in his left leg, when his MR was taken it was discovered that90% of his cranial cavity was filled with fluid, that his brain tissue -primarily the cortex area-was pushed aside with a great amount of force.The patient was married, he had two kids, was a civil servant; he had led a normal life for years.In conclusion to tests it was determined that his IQ was about 75, a number that isn’t that abnormal. The theory thatbest explains this situationthat baffled the scientific community is that after the patients stant was removed, his hydrocephalus continued and slowly compressedhis brain aside for 30 years. CSF is secretedright in the middle of the brain,by the choroid plexus (CP) with the lateral ventricles being the primary producers, CSFthen flows throughout the ventricle system unidirectionally.The middle of the patient’shead being filled with CSF and his brain tissue having been pushed aside is based on thisprinciple.


The biggest question mark regarding how this patient lived a normal life is regarding the patient’scognition. Considering that though the cortex is responsible for the brainssensory and motor capacity the areas that were responsible for conscious processing, the basal ganglia was technically non-existent. According to this, the patient shouldn’t have been able to execute any form of cognitive activity. Axel Cleermans who is acognitivepsychologist from the UniversitéLibre deBruxellesexplains the situation as such: “Consciousness is the brain’s non-conceptual theory about itself, gained through experience- that is learning, interacting with itself, the world, and with other people.”To summarize, the areas of the brain aren’t definitively separate, our brains themselves learn alongside us, during ourconsciousness and learning processfurthermore,our neurons when needed can, like in this patient, compensate for lacking areas differing from their initial tasks.In the book The Brain: The Story of You, David Eagleman approaches this hypothesis from a different perspective, he starts his explanation by using a toolboxanalogy. “Think of the brain like a toolbox. If it’s a good toolbox, it will contain all the tools you need to get a job done. If you need to disengage a bolt, you might fish out a ratchet; if you don’t have access to the ratchet, you’ll pull out a wrench; if the wrench is missing you might try a pair of pliers. It’s the same concept in a cognitively fit brain: even if many pathways degenerate because of the disease, the brain can retrieve other solutions.”We can disengage a bolt using pliers and using a wrench even if we prefer a wrench and a wrench is more advantageous, a set of pliers can still get the job done; in our case cortical neurons took over cognitive processes and gave our patienta normal life.Although it’s not as efficient as basal ganglia -which is why our patients IQ is only about 75- if we take into consideration that 90% of our patient’s head is filled with CSF it’s an astonishinglysuccessfulcompensation mechanism.


In our daily lives we come across and interact with countless different people with different intelligence levels. Sometimes when we wish to address someone’s lesser intelligence, we use the word “brainless”, but who knows maybe at times we’re actually making a diagnosis!


DBUSS Bilimsel Araştırmalar Birimi Koordinatörü

Emir Can Çavuş


Çeviri/Translation:

DBUSS Yazı İşleri Birimi

Ebru Turan




0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
A Y R I C A   B U R A D A N   D A   
B İ Z E   U L A Ş A B İ L İ R S İ N İ Z...
İ L E T İ Ş İM
  • White Instagram Icon
  • Siyah Instagram Simge