Henrietta Lacks ve Onun Ölümsüz Hücreleri/Henrietta Lacks and Her Immortal Cells

Hastalıkların etkilerini tespit etmek, yeni aşılar ve ilaçlar üretebilmek ve daha birçok bilimsel çalışma yapabilmek için deneyleri tekrarlamak ve sonuçları karşılaştırmak gerekir. Bu nedenle geniş popülasyonda aynı tipteki hücrelere ihtiyaç duyulur. Hücrelerin ise laboratuvar ortamlarında çok uzun süreler boyunca yaşayıp sürekli bölünebilmeleri zor bir olaydır ancak Hela hücrelerinin ortaya çıkışı bu düşüncemizi değiştirmiştir.


Hela hücreleri; laboratuvar koşullarında sınırsız bölünebilen, insan hücrelerinin aksine ölümsüz olarak nitelendirebileceğimiz hücrelerdir.


Hela hücreleri sayesinde bugüne kadar bilim dünyasına birçok yeni şey eklendi. Aslında bu hücreler başta kanser çalışmaları için kullanılırken sonradan birçok alanda daha kullanılmaya başlandı. Hücreler virüsle enfekte edilerek viroloji çalışmaları yapıldı ve bu çalışmalar sonucunda IPV -Inaktive Polio Vaccine bulundu. İnsan hücreleri, bu hücre hattında boyandı ve birçok genetik çalışma yapılmasına olanak sağladı. Parkinson ilacı denemelerinde ve daha birçok kozmetik ürünü çalışmalarında kullanıldı. Hatta ortaya çıkışının sebebi olan rahim ağzı kanserinin, HPV virüsünden kaynaklanabileceğini öğrenmemizi bu hücreler sağladı. Peki bu hücreler nereden geldi ve nasıl ölümsüz olabildi?


Bu hücrelerin hikayesi aslında Henrietta Lacks adlı 5 çocuk annesi, Afrika kökenli Amerikalı bir kadından gelmektedir. Henrietta beşinci çocuğunun doğumunda sonra vajinal girişinde bir kitle fark etti. Hastaneye gittiğinde onu zor bir süreç bekliyordu. Rahim ağzı kanseri teşhisi konuldu ve o dönemde popüler olan radyum tedavisine başlandı. Henrietta yaşama son derece bağlı bir kadındı ve çokça mücadele verdi. Henrietta’ dan alınan hücre örnekleri o dönemde kanser araştırmaları yapan Dr. George Gey’ e gönderildi. Dr. Gey kanser üzerine araştırmalar yapan bir doktordu ve birçok hastadan bu şekilde örnekler topluyordu. Dr. Gey, Henrietta’ nın hücrelerinin normal hücrelerden farklı olarak inanılmaz bir hızla çoğaldığını ve hücrelerin ölmediğini fark etti. Hücrelere Henrietta Lacks’ ın adının ve soyadının ilk iki harfinden oluşan “Hela” hücreleri adı verildi. Hela hücreleri o dönemde Henrietta’ nın ve onun ailesinin izni olmadan ne yazık ki dünyanın dört bir yanına dağıtıldı ve çoğaltıldı. Bugün hala Henrietta’ nın hücreleri birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.


Henrietta ne kadar uğraşsa da ne yazık ki tedavilere sonuç vermedi. Parmaklarındaki kırmızı ojelerle hayata gözlerini yumdu. Ailesi de yıllarca Henrietta’ nın hücrelerinin varlığından habersiz yaşadılar. Ailesi Hela hücre ticaretinde büyük paralar dönerken ancak yıllar sonra tesadüfi bir şekilde bu durumu öğrendi. Ne yazık ki eşi ve çocukları da aynı Henrietta gibi yoksulluk içinde bir hayat sürdüler.


Hikayesini dinledikten sonra ona teşekkür etmemek ve onun adına üzülmemek elde değil. Hela hücrelerinin nasıl bu derece ölümsüz kaldıkları ve sürekli bölünebildikleri hala tam olarak bilinmese de Henrietta’ nın bize son derece değerli bir hediye bıraktığı kesin. Uzaya giden ilk hücre, birçok aşının geliştirilmesine olanak veren , birçok çalışmanın yapılabilmesini sağlayan; ölümsüz bir hücre…Hela hücreleri.



Çeviri/ Translation:


To determine the effects of diseases, to produce new vaccines and drugs, and to further scientific studies; tests need to be recurrent so that we may compare their results. It’s for this reason that in our broad population we require the same type of cells. It’s a rare incidence for cells to be able to survive in lab conditions for extensive periods and for them to be able to divide continuously. However, the emergence of HeLa cells changed this apprehension.


HeLa cells are cells which have the capacity to divide boundlessly in lab conditions, differing from typical human cells by being characterized as immortal.


Thanks to HeLa cells and their contribution to the scientific community there have been many advances. The initial utilization of these cells was for cancer research they were thereafter appropriated into other fields. They were used in virology studies; the cells were infected with viruses and the outcome was astounding, Salk’s IPV-inactive polio vaccine was invented. Moreover, human cells were stained with this cell line therefore enabling many genetic studies. HeLa cells were used in Parkinson’s medication trials and in multiple testing’s for cosmetic products. Furthermore, we learned that HPV could be the cause of cervical cancer, which was the reason these cells came to exist in the first place. Nevertheless, where did these cells come from and how did they come to be immortal?


The story of these cells regards Henrietta Lacks, an African American mother of 5. After Henrietta’s fifth birth she noticed a mass in her vaginal opening. When she went to the hospital, she realized that a strenuous journey awaited her. She was diagnosed with cervical cancer and she was started on radioisotope treatment with radium which was popular in that era. Henrietta zealously clung to life, and she fought tremendously. Subsequently cell samples from Henrietta’s cervical biopsy were sent to Dr. Gey who studied cancerous cells. Dr. Gey had collected samples from many patients but he noticed that Henrietta’s cells were dividing rapidly unlike the previous specimens that had died out. He named the cells “HeLa” after the first two letters of Henrietta Lacks’ first and last names. These cells were propagated and distributed all around the world without Henrietta’s nor her family’s consent. Today Henrietta’s cells are still being used in many labs.


Despite Henrietta’s best efforts she sadly didn’t respond to the treatments. She passed away with red polish on her nails which symbolized her individuality and her vibrant personality. Henrietta’s family didn’t know about her miraculous cells, they had no access to her patient files and had no say in what they would be used for. Her family coincidentally heard about Henrietta’s cells and they received no financial benefit and continued to live with limited access to healthcare. Her husband and children, like Henrietta lived in poverty.


After learning Henrietta’s story it’s impossible not to thank her, cherish her, and to feel heartbroken for her. Although we still don’t know exactly why HeLa cells are immortal to this degree or how they continue to divide, it’s abundantly clear that Henrietta left us a priceless gift. The first cells to go to space, the cells which allowed us to develop multiple vaccines, the cells which furthered countless studies, immortal cells…HeLa cells.


DBUSS Bilimsel Araştırmalar Birimi

Asya Şevval Karakurt


Çeviri/Translation:

DBUSS Yazı İşleri

Ebru Turan




0 yorum
A Y R I C A   B U R A D A N   D A   
B İ Z E   U L A Ş A B İ L İ R S İ N İ Z...
İ L E T İ Ş İM
  • White Instagram Icon
  • Siyah Instagram Simge