Sağlıkta Şiddet Üzerine / On Healthcare Workplace Violence

En son güncellendiği tarih: Eki 7

Sağlık hizmetlerinde çalışmak veya bu alanda bir kariyer takip etmeye karar verip okumak, günümüzde şiddetin bunun bir parçası olduğunu doğrudan kabul etmek anlamına geliyor. Dünya Sağlık Örgütü şöyle diyor: “Sağlık çalışanları %8 - %38 oranında kariyerlerinin bir noktasında fiziksel şiddetle karşı karşıya geliyor. Çok daha fazlası da tehdit altında kalıyor ya da sözlü saldırıya maruz kalıyor.”


Sağlık çalışanlarına travmanın, gergin ve endişeli insanların, ne yaşandığına tam anlamıyla hakim olmayan kişilerin kontrolsüz reflekslerinin işin büyük bir parçası olduğu en başından hatırlatılıyor. Bu, esasen, hazırlandıkları şey: hizmet ihtiyacı güden hastaları tedavi etmek, aynı zamanda tedavinin mümkün olan en sağlıklı şekilde tamamlanması için onların çevresindeki insanlarla doğru şekilde iletişim kurmak anlamına gelir. Ancak toplum ve sağlık hizmetleri arasında yıllar geçtikçe birbirlerine yaklaşmayı git gide imkansız kılan bir mesafe yaratıldı. Efektif yasalar oluşturulmadı, topluma çalışanların performanslarını ve karşılığında tedavi edilme yollarını etkileyen bu sorunla ilişkili gerekli eğitimler verilmedi, kimse gerçek anlamda aksiyona geçmedi. Mesafe büyüdü.

Sağlık çalışma alanı şiddetinin legal bir düzeyde etkili ve zamanlı bir biçimde kabul görmemesinin nedeni çoğunlukla şiddetin yıllar geçtikçe -maalesef- norm haline gelmiş olmasında aranabilir. Bu durum, tam olarak sağlık çalışanlarının yoluna ciddi ölçüde ket vuran rahatsızlık verici bir engel konumunda görünmüyor. Washington’daki George Washington Üniversitesi Hastanesi’nde acil tıp uzmanı olarak görev yapan Dr. James Phillips, bunu etkili bir şekilde ifade ediyor: “...sorunu tanımlayan evrensel bir sistem olmadıkça sorun iyileşiyor mu, kötüleşiyor mu yoksa aynı mı kalıyor, bunu bilmenin kesin hiçbir yolu olamaz.” Bu, aynı zamanda probleme ihtiyaç duyulan şekilde yaklaşmak için şiddetle ilgili yeterince veri olmadığı konusuna da değiniyor ancak bizim durumumuz bu değil. Biz aslında yeterince veriye sahibiz, yalnızca mecburen durağan haldeyiz. Bu, kısaca söylemek gerekirse, çoğu için heves kırıcı. Şiddetin kendisiyle beraber getirdiği mental sağlık krizi ne yazık ki kaçınılmaz; bir durum size sürekli olarak yaptıklarınız takdir edilmiyor ve cesaret kırıcı hareketlerle karşılanıyor hissi veriyorsa sizi tüketmeye mahkumdur. Yola insanlığın ihtiyacı olan yardım olma hırsıyla çıkan ancak devamlı olarak değersizleştirilen bazı insanlar için bir nevi rüya, kabusa dönüşmeye başlıyor. Kariyer yolunu seçme sürecinin beraberinde getirdiği tereddüt, eğer sağlık hizmetlerinde çalışmayı planlıyorsanız artık daha uzun sürüyor; tehdit şimdi daha büyük ve bazen işin tatminiyet yaratan kısmını gölgeliyor gibi görünüyor. Bunun ucunda sağlıkçıların direkt olarak hedeflenmemiş olduğunu bilmekte fayda var; herhangi bir makul mantık, ona yardımcı olmaya çalışan birine saldırmaması gerektiğini bilir. Bu, toplumun çok çeşitli kabiliyetleriyle ve sahip olduklarının farkına ​vardırılan ​kuvvetiyle alakalı bir sosyolojik konseptle ilişkilendirilebilir. Sınıf huzurunu bozmamak ve öğretmeninin öğretmeye devam edebilmesi amacıyla öğretmenine sırf buna gücü olduğu için vurmaması gerektiği anlatılan bir çocuğa benzer biçimde, bu tür kapasitelerin kullanılmaz halde kalması, bazen toplumun konfor ve huzuru için daha iyidir.


Biraz stres hissetmeden işlemesi mümkün olmayan her sektör için olduğu gibi bizim için de daha iyi mental sağlığı daima desteklemek büyük önem taşıyor. Birbirimizle iletişim halinde olmak ve farklılıklarımız önem arz etmeksizin kafalarımızın üzerinde kara bulutlar gibi dolanan şiddet tehdidinin de tuz biber olduğu yoğun bir program dolayısıyla mental bir kriz yaşıyor olabileceğini bilmek ve kendimizi başkaları için ulaşılabilir kılmak, işin özünde herkes için hayati bir önem taşıyor. Mental sağlığımız için daha iyi bir yaklaşım edinmek her zaman yardımcı olacaktır. Zaman zaman zayıf hissetmeye, öncekinden daha güçlü ilerleyebilmek için zihinsel molalara iznimiz var. Bunu tartışmak ve kabul etmek bize hiçbir zaman yalnız olmadığımızı hatırlatacaktır.




Çeviri/ Translation:


Working in healthcare or even deciding to pursue a career in health sciences and studying it today automatically means accepting that violence is a part of it. The World Health Organization says: “between %8 and %38 of health workers suffer physical violence at some point in their careers. Many more are threatened or exposed to verbal aggression.”


Healthcare workers are reminded of the fact that trauma, nervous and worried people, immediate reactions from people who are not entirely sure as to what’s going on are going to be a big part of the job from the beginning. This is, essentially, what they sign up for: treating patients in need also means handling the people around them correctly so that the recovery goes in the healthiest way possible. But society and healthcare workers have grown an uncontrollable distance between them over the years which makes it almost impossible to bring them closer to each other. There are no effective laws being placed, no education regarding this issue effecting the workers’ performance and in turn effecting the ways which they’re being treated, no one actually takes action. So the distance grows even larger.

The reason for violence in healthcare workplace not being acknowledged on a legal level (in a way that works efficiently and in time) mostly lays in the fact that unfortunately it has become the norm over the years. It is not exactly at a point where it’s recognized as a substantially disturbing obstacle that stands in the way of healthcare workers. Dr. James Phillips from George Washington University Hospital in Washington who works as an emergency medicine specialist expresses this in an effective way: “...with no universal system for defining the issue, there is no way to definitively say if it’s getting worse, better, or staying the same.” This also touches up on the subject of there not being enough data of violence to treat the problem as it needs to be treated but that’s not our case. We actually do have enough data to notice that something is not going the way it’s supposed to be, we’re just compulsorily motionless about it.

This is, to shorten, discouraging for most. The mental health crisis that violence brings with itself is unavoidable: if something makes you continuously feel as if what you’re doing is not appreciated and met with disheartening actions, it’s bound to make you burn out as a result. Dreams morph into nightmares for some people who started on this road with the ambition to ​be t​he help the world needs but are constantly invalidated. The hesitation that comes with choosing your career path now lasts longer if you plan on working in healthcare: the threat is much bigger and it sometimes appears to shadow the satisfactory side of it.

We need to be aware that this is not directly aimed at the healthcare workers; any reasonable person would know that you don’t have to attack someone trying to treat you. This is a sociological concept related to all kinds of capabilities and power that people are ​made​aware of. Those kinds of capabilities are occasionally better off kept hidden for the sake of our society’s peace and comfort, similar to how you would teach a child to not hit their teacher just because they can so that the class isn’t disrupted and the teacher can keep teaching. Promoting better mental health, like every industry unable to cooperate without some stress added to it, is such an important matter for all of us. We need to be in contact with each other and know that no matter our differences, we could always be having a mental health crisis over a hectic schedule that is made no better by the threat of violence hanging over our heads and being available for each other to reach out is critical for everyone in the end. Embracing a better approach for tending to our mental health will always be helpful. We’re allowed to feel weak at times, we’re allowed mental breaks to keep us going stronger than before. Discussing and acknowledging this will remind us that we’re not alone in this at all.


DBUSS Yazı İşleri

Elif Önemli


Çeviri/ Translation:

Elif Önemli & Ebru Turan






A Y R I C A   B U R A D A N   D A   
B İ Z E   U L A Ş A B İ L İ R S İ N İ Z...
İ L E T İ Ş İM
  • White Instagram Icon
  • Siyah Instagram Simge